/

Akdeniz Mercanlarında İlk Kez Endüstriyel Atıklar Bulundu

  • University College London (UCL) araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışmaya göre fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan atık maddeler ilk kez mercanlara gömülü olarak bulundu.
  • Akdeniz’deki Columbretes Adaları açıklarındaki Illa Grossa Körfezi mercanlarına gömülü fosil yakıtların yakılmasıyla yayılan karbon parçacıkları tespit edildi.
  • Sinek külü veya küresel karbonlu parçacıklar (SCP’ler) olarak bilinen bu tür kirliliğin doğal tortuları etkilediğinin bulunması, İnsan Çağı olarak da bilinen Antroposen Çağı’nın başlangıcına dair tarihsel bir işaret olarak görülüyor. 

University College London (UCL) araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışmaya göre fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan atık maddeler ilk kez mercanlara gömülü olarak bulundu. Bu, bilim insanlarına kirliliğin izini sürmek için potansiyel yeni bir araç sunuyor.

Science of the Total Environment dergisinde yayımlanan çalışmada, Akdeniz’deki Columbretes Adaları açıklarındaki Illa Grossa Körfezi mercanlarına gömülü fosil yakıtların yakılmasıyla yayılan karbon parçacıkları açıklandı. Sinek külü veya küresel karbonlu parçacıklar (SCP’ler) olarak bilinen bu tür kirliliğin doğal tortuları etkilediğinin bulunması, çevre üzerinde insan etkisinin varlığının bir göstergesi ve öngörülen İnsan Çağı olarak da bilinen Antroposen Çağı’nın başlangıcına dair tarihsel bir işaret olarak görülüyor.

Mercanlar, ölçülebilir büyüme hızları nedeniyle paleoiklim çalışmaları için yaygın olarak kullanılan doğal bir arşiv. Ağaç halkalarına benzer şekilde, uzun ömürleri, yavaş ve düzenli büyümeleri; bilim insanlarına geçmiş yıllara ait yıllık, aylık ve hatta haftalık çevresel veriler sağlayabilir ve şimdiye kadar su sıcaklıkları ve kimyasalları gibi geçmiş iklim koşullarını ölçmek için büyük ölçüde kullanıldı. Şimdi ilk kez mercanlardan mikroplastikler dışında kirletici partiküller elde edildi.

Araştırmanın başyazarı Dr. Lucy Roberts konuyla ilgili şunları söyledi: “Mercan iskeletlerine gömülü bu kirleticilerin keşfi onlarca yıla yayılıyor ve insan etkisinin çevre üzerinde ne kadar kapsamlı olduğuna dair net bir resim çiziyor. Mercanlarda bu tür bir kirleticiyi ilk kez görüyoruz ve bu tortulardaki görünümü, bölgedeki fosil yakıt yanmasının tarihi oranıyla paralellik gösteriyor.”

Geniş koloniler halinde yaşama eğiliminde olan küçük omurgasızlar yani mercanlar, çevredeki sulardan SCP kirleticilerini yutarak kalsiyum karbonat iskeletlerini büyütürken bunları bünyelerine alırlar. Instituto de Acuicultura de Torre de la Sal’daki (IATS-CSIC) araştırmacılar, İspanya’nın Castelló kıyılarındaki bir resif boyunca çeşitli bölgelerden mercan örnekleri topladı. Cladocora caespitosa adlı mercan türü, yirmi yıldır burada inceleniyor ve izleniyor. Bu bölge küresel değişimin öncü bölgesi olarak kabul ediliyor.

Mercanların kıyıdan yaklaşık 60 kilometre uzakta ve koruma altındaki bir deniz rezervi içinde yer alması, yerel kirlenme olasılığını en aza indiriyor. Bu tür, büyük resifler oluşturma kapasitesine sahip tek Akdeniz mercanı ve yılda ortalama 0,3 santimetre büyüdüğü biliniyor.

Mercanlar UCL’deki laboratuvara girdikten sonra asit içinde çözülerek iskelete gömülü kirletici partiküller geride bırakıldı. Ekip ilk olarak kalıntılardaki tüm SCP’leri mikroskop altında saydı. Örnekler daha sonra elektron mikroskobu altında incelendi ve kömür veya petrol santrallerine işaret eden SCP kontaminasyonunun kimyasal imzalarını aramak için X-ışınları ile analiz edildi.

Ekip, mercanların yaklaşık 1969 ile 1992 yılları arasında SCP kirliliğinde önemli bir artış gösterdiğini tespit etti. Bu, Avrupa’nın hızla sanayileştiği ve ülkedeki kömür tüketiminin önemli ölçüde arttığı bir döneme denk geliyor. Bu sonuçlar, İspanya’daki dağ göllerinden alınan diğer SCP kirliliği ölçümleriyle uyumlu ve mercanların yıllar içinde değişen kirlilik seviyelerini ölçmek için doğal arşiv görevi görebileceği fikrini destekliyor.

Bulgular, bilim insanlarının, insan faaliyetlerinin gezegenin iklimi ve çevresi üzerinde baskın bir etki haline geldiği Dünya tarihindeki en son çağı tanımlamak için kullanılan bir jeolojik zaman birimi olan Antroposen Çağı’nın başlangıcını işaretlemek için araçlar aradığı bir zamanda ortaya çıktı.

Bazı bilim insanları SCP’lerin varlığının Antroposen’in başlangıcı için bir işaret olarak kullanılmasını savunuyor ve mercan iskeletlerindeki keşifleri bu argümanı destekliyor.

Dr. Roberts bulgular hakkında şunları ekledi: “İnsanların doğal çevreyi benzeri görülmemiş bir düzeyde değiştirdiği daha net hale geldikçe, bu kirleticiler Antroposen Çağı’nın başlangıcını gösteren silinmez işaretler olarak hareket ediyor. Bu, insanın doğal dünya üzerindeki etkisinin tarihini daha iyi anlamaya çalışan araştırmacılar için değerlidir ve insanın çevre üzerindeki etkisinin ne kadar kapsamlı olduğuna dair güçlü bir hatırlatıcı görevi görür.”

Derleyen: Esin Özcan

Esin Özcan

Yeni Medya ve İletişim öğrencisi olarak dijital dünyayla insanın kesiştiği noktaları merak ediyor. Bunun için okuyor, kendini geliştiriyor ve o dünyadan besleniyor. Farklı mecraların ve farklı insanların bir arada olduğu dijitaliyidir'in bu yolda en doğru yer olduğunu düşünüyor. Esin’in dijitaliyidir için sloganı “Dijital, farklılıklarımızı yansıtabildiğimiz zaman iyidir.” oldu.

Bir yanıt yazın