fbpx

NASA, Tehlike Potansiyeli Olan Asteroit “Bennu”nun Kapsülünü Açtı

Gönderen Burçin Bağatur
6 dk Okuma Süresi
  • NASA OSIRIS-REX uzay aracının yedi yıl süren 4 milyar millik (6,4 milyar kilometre) bir gidiş-dönüş yolculuğu sırasında topladığı 250 gram uzay molozu barındıran bir kutuyu nihayet açtı.
  • NASA bilim insanlarınca “potansiyel olarak tehlikeli” sayılan asteroit Bennu’dan alınan numune örnekleri uzun zamandır açılmayı bekliyordu.
  • Bilim insanları kutuyu ilk olarak 24 Eylül’de OSIRIS-REx kapsülü ile saatte 27.000 mil (saatte 43.000 kilometre) hızla Dünya’ya geri döndükten sonra teslim almıştı.
  • Bennu, B tipi bir asteroit yani potansiyel olarak yüksek miktarda karbon ve Dünya’da yaşam ortaya çıktığında mevcut olan ilkel moleküllerin çoğunu içerdiği anlamına geliyor ve bilim insanları bu molekülleri içerdiğine dair kanıt bulmayı umuyor.

Ajansın 11 Ocak Perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, NASA bilim insanları aylarca uğraştıktan sonra nihayet “potansiyel olarak tehlikeli” asteroit Bennu’dan alınan numune örnekleri içeren kutuyu açtı. OSIRIS-REx uzay aracı tarafından toplanan yaklaşık 8,8 onsluk (250 gram) kayalık uzay molozu örneğinin, şimdiye kadar NASA görevi sırasında alınan ilk uzay taşı parçası olmasıyla birlikte yaşamın en eski yapı taşlarından bazılarını içerdiği düşünülüyor.

NASA bilim insanları kutunun kapağından sadece 2,5 ons (70 g) numune toplamıştı, ancak sıkışmış iki bağlantı elemanı nedeniyle içerideki malzemeye ulaşamadı. İnatçı bağlantı tokaları çıkarmak için yeni araçlar geliştiren NASA mühendisleri nihayet 10 Ocak Çarşamba günü buldukları kabın mührünü açtı. NASA’nın ARES (Astromateryal Araştırma ve Keşif Bilimi) bölümünün şefi Eileen Stansbery yaptığı açıklamada, “Mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, daha önce erişebildiğimiz 70 gramdan fazla malzemeyi işlemekle kalmayıp, aynı zamanda bu engeli aşmamızı sağlayan yeni araçları tasarlamak, geliştirmek ve test etmek için aylarca perde arkasında yorulmadan çalıştı. Bu ekibin yenilikçiliği ve özverisi dikkate değerdi. OSIRIS-REx’in elinde kalan hazineyi görmek için hepimiz heyecanlıyız.” dedi.

NASA bilim insanları kutuyu ilk olarak 24 Eylül’de OSIRIS-REx kapsülü ile saatte 27.000 mil (saatte 43.000 kilometre) hızla Dünya’ya geri döndükten sonra aldı. Yedi yıl süren 4 milyar millik (6,4 milyar kilometre) bir gidiş-dönüş yolculuğunun ardından kapsül paraşütünü açarak Houston’daki Johnson Uzay Merkezine taşınmadan önce Utah çölüne güvenli bir şekilde indirildi. Kapsülün içerisindeki değerli materyallerin geri alınmasındaki gecikme, toplam 35 bağlantı elemanından ikisinin sıkışmasından kaynaklandı. Çevresel kirlenmeyi ve kutu içerisinde hasar oluşumunu önlemek için NASA’nın dar konteynerın açılması için kullanılması planlanan tüm aletleri önceden onaylaması gerekiyordu. Çözümün ise cerrahi çelikten yapılmış iki adet kelepçe benzeri alet olabileceği yönünde oldu. Bu aletlerin önce bir prova laboratuarında testleri yapılarak kelepçeleri güvenli bir şekilde çıkarabilecekleri kanıtlandı.

NASA, kutu açıldıktan sonra kalan numuneyi fotoğraflamadan, çıkarmadan, tartmadan ve işlemeden önce “birkaç ek sökme adımı” izleyeceğini söylüyor. Kapaktan kazınan küçük parçalar analiz için dünyanın dört bir yanına gönderildi ve yakında bu incelemenin devamını içinde bulunan numuneleri izleyecek. Bennu, bilinen herhangi bir uzay nesnesine göre 2182 yılında Dünya’ya çarpma olasılığı en yüksek olan 2.700’de 1 potansiyele sahip tehlikeli bir asteroit. Ancak bilim insanları daha çok bu uzay taşının içinde ne olduğuyla ilgileniyor: Dünya’daki yaşamın dünya dışı olası öncülleri olarak görülüyorlar.

NASA Yöneticisi Bill Nelson, numunenin geri dönüşü üzerine düzenlediği basın toplantısında, “Bu şimdiye kadar Dünya’ya getirilen karbon açısından en zengin ve en büyük asteroit numunesi. Karbon ve su molekülleri tam da bulmak istediğimiz elementlerdi. Bunlar kendi gezegenimizin oluşumundaki çok önemli unsurlar ve yaşamı ortaya çıkarmış olabilecek elementlerin kökenini belirlememize yardımcı olacak.” dedi.

Dünya’nın suyu gezegenin kendisinden daha yaşlı olmakla birlikte muhtemelen buraya asteroit veya kuyruklu yıldız çarpmasıyla getirilmiş. Ancak asteroitlerin Dünya’ya getirdiği tek madde muhtemelen su değildi; yaşamın yapı taşları da muhtemelen bir uzay taşı içerisindeydi. Bennu, B tipi bir asteroit yani potansiyel olarak yüksek miktarda karbon ve Dünya’da yaşam ortaya çıktığında mevcut olan ilkel moleküllerin çoğunu içerdiği anlamına geliyor. Bu yapı taşlarından bazıları RNA’nın nükleobazlarından biri olan urasil de dahil olmak üzere kısa süre önce Japonya Havacılık ve Uzay Keşif Ajansı’nın Hayabusa2 uzay aracı tarafından Ryugu asteroidinde bulundu ve 2020’de bir kaya örneğiyle Dünya’ya döndü. OSIRIS-REx görevindeki bilim insanları Bennu örneğinin içinde de bu tür başka biyolojik açıdan öncü olan maddeleri bulmayı umuyorlar.

OSIRIS-REx görevindeki bilim insanları, iniş yapmadan önce Bennu’nun sarp yüzeyinde bir iniş alanı aramak ve uzay aracıyla numuneyi toplamak üzere yaklaşık iki yıllarını harcadı. Asteroitle temas kurduktan sonra OSIRIS-REx, hem inişi gerçekleştirmek hem de aracın asteroitin içine batmasını önlemek için Touch-and-Go Örnek Alma Mekanizmasından bir nitrojen patlamasını ateşledi. Patlamayla birlikte aracın etrafına kayalar ve tozlar savruldu, bu kayalık enkazın bir kısmı OSIRIS-REx’teki bir kutuya indi. OSIRIS-REx’in iticilerinin bir sonraki patlaması ise enkazı Bennu’dan kaldırdı ve uzay aracı Mayıs 2021’de Dünya’ya dönmek üzere asteroitten ayrılmadan önce bir dizi uçuşu tamamladı. Numunenin ulaşmasıyla birlikte bilim insanları güneş sistemimizin ve gezegenimizdeki yaşamın nasıl oluştuğuna dair ipuçları bulmak üzere numuneyi detaylı bir şekilde analiz etmeye başlayacak.

Derleyen: Burçin Bağatur

burcinbagatur
Burçin Bağatur

Restorasyon ile başlayan kariyer yolculuğunda, sanatın motive edici yönünü keşfederek hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Güzel Sanatlar Fakültesinde İletişim ve Tasarım okudu. O, dijital dünyaya olan merakını da es geçmeyen bir tasarımcı adayı. Burçin’in dijitaliyidir için sloganı "Dijital, kendinden bir parça bulabildiğinde iyidir." oldu.

Bu içeriği paylaş
Gönderen Burçin Bağatur
Takip et:
Restorasyon ile başlayan kariyer yolculuğunda, sanatın motive edici yönünü keşfederek hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Güzel Sanatlar Fakültesinde İletişim ve Tasarım okudu. O, dijital dünyaya olan merakını da es geçmeyen bir tasarımcı adayı. Burçin’in dijitaliyidir için sloganı "Dijital, kendinden bir parça bulabildiğinde iyidir." oldu.
Yorum yaz