//

“Doğum Günün Kutlu Olsun” Nidaları Eşliğinde ChatGPT ile Geçen Bir Yılda Yaşananlar

Bir soru sorarak başlayayım: Piyasaya sürüldüğünden bu yana sadece bir yıl geçmiş olmasına rağmen sanki hayatımızın uzun bir süredir parçası gibi hissettiğimiz ve hayatımızı bu kadar değiştiren, bu kadar hızlı büyüyen, evrilen başka bir teknolojik gelişme olmuş muydu? İlk cep telefonu kullanımını, bilgisayar devrimini, internet çağına girişi, sosyal medyaya geçişi hatırlayan biri olarak cevabım net: Hayır.

ChatGPT bugün 1 yaşına girdi. Yapay zekâ ve makine öğrenimi ile ilgili olarak uzun yıllara dayanan araştırmalar ve geliştirmeler olsa da doğum günü olan 30 Kasım 2022 hem kullanıcılar hem de otoriteler tarafından dünya çapında neredeyse yapay zekânın doğum günü olarak kabul edildi.

Nasıl edilmesin? Çıktığı gün lansmanı milyonlarca insan tarafından takip edildi ve sadece 1 ayda, 2022 Aralık ortasına kadar 58 milyondan fazla ziyaretle tarihin en hızlı büyüyen tüketici uygulaması haline geldi. OpenAI domaini üzerinden ziyaret edilen ChatGPT, şirkete tarihinde belki de bir daha göremeyeceği bir ziyaretçi trafiği yaşattı. Sadece 6-7 ay içerisinde aylık ziyaretçi sayısı 1,8 milyara ulaşmış, bu sayı ile tarihin en çok ziyaret edilen web sitelerinden biri haline gelmişti. Hatta ocak ayında bir gün içinde 13 milyon aktif ziyaretçi ölçüldü.

6. aydan itibaren verilerde düşüş gözlemlense de Sam Altman’ın son verdiği rakamlara göre ChatGPT’nin halen haftada 100 milyondan fazla aktif kullanıcısı mevcut.

ChatGPT Neden Bu Kadar Popüler Oldu?

Onu bu kadar popüler kılan şey belki de verdiği cevapların tutarlılığından çok bildiğimiz mekanik yapay zekâ cevaplarının ötesinde insana benzer bir dille cevaplar vermesi oldu. Senaryolar, şarkılar, şiirler yazması ve hatta espri yapması… Bugün hâlâ Siri ile konuşanların önemli bir kısmının, onu bir planlama aracından çok bir arkadaş gibi gördüğünü ve bir kısım insanın da yalnızlıklarını paylaştığını biliyoruz.

Yapay Zekâ ve Endişeler Silsilesi

Ne var ki her gelişme gibi bu önemli gelişme de insanoğlunun karanlık yüzü ile kısa sürede tanıştı. Özellikle öğrenciler tarafından derslerde, akademisyenler tarafından eğitim alanında kullanımı manşetlere çıkarıldı. Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı eyaletlerde okullardaki kullanımının yasaklanması da ilk günlerdeki popülaritesinin sekteye uğramasına sebep oldu. ChatGPT’nin gelişmiş intihal tespit araçlarını bile geçebilecek yetkinlikte olması bu endişelerin bir kısmının da haksız olmadığını bize gösteriyor.

ChatGPT ve Artan İşsizlik Korkusu

Süregelen en büyük endişelerden biri de elbette yapay zekânın birçok insanın işini elinden alabileceği. ChatGPT’den sonra çıkan birçok görsel yapay zekâ aracı olsa da hiç biri ChatGPT’nin kelime işlemi kadar başarılı sayılmadı. Kelime işlem üzerine yapılan bazı işler için ise endişeler bir noktaya kadar haklı. ChatGPT’nin çıkışından sadece birkaç ay sonra Avrupa’da bazı köklü gazetelerde (Bild gibi) işten çıkarmalar duyuruldu. Üstelik IBM gibi bazı firmalar bu işten çıkarmalarının yapay zekâya geçiş için yapıldığını da duyurarak doğruladı.

ChatGPT sadece bu sebeplerle değil, dünyanın en büyük şirketlerinin işleyişlerini de değiştirdiği için endişelere sebep oldu. Örneğin Apple, çalışanlarının chatbot kullanımını yasaklayan ilk firma oldu. Meta ise siyasi amaçlı reklamlarda yapay zekâ kullanımını yasakladığını duyurdu.

Kolay İçerik ile Kopya İçerik Arasındaki İnce Çizgi

Dünyada bir çok ajans, gazete ve derginin ChatGPT kullanarak sahte makale ve içerik ürettiği iddia edildi. Kamu yararına görev yapan gazete ve dergiler için suçlama sayılabilecek bu iddialar oldukça ciddi bir duruma işaret ediyor. Ajanslar için durum biraz daha karmaşık. Onlar, daha ticari kurumlar olduğu için bu konuda tolerans gösterebiliyorlar. Fakat üretilen bloglar, makaleler bir chatbot tarafından üretildiği ve bu da makine öğrenimi ile gerçekleştiği için bu içeriklerin kolay üretilen mi yoksa sahte veya kopya olarak üretilen içerikler mi olduğu tartışmalara sebep oldu.

Yapay Zekâ Sanatın En Büyük Düşmanı mı?

ChatGPT’nin yıl dönümünde bu kadar gelişmeden bahsederken sanat alanında yarattığı kargaşaya değinmeden olmaz.

Kimileri için yapay zekâ ilham vermek için eşsiz bir nimet sayılsa da yılı, Sony tarafından düzenlenen saygın bir yarışmada yapay zekâ ile oluşturulan görsele verilen birincilik ödülü, Lensa ve benzeri uygumalar ile oluşturulan çalışmaların sanat eseri gibi pazarlanması, sanatçıların yapay zekâya karşı birleşme çabaları ve elbette telif hakları tartışmaları ile kapattık.

Sanatçıların en büyük korkusu sanatın sekteye uğraması olmasa da işsizlik ve geçim sıkıntısı gibi insani durumlar. 2023’te müzisyenlerden karikatüristlere, senaristlerden ressamlara kadar dünyada bir çok sanatçı OpenAI’a karşı açtığı davalar ile gündeme geldi ve bu davaların çoğu yasaların henüz yapay zekâ konusuna ayak uydurmamış olmasından dolayı sanatçılar lehine sonlanmış değil. Ülkelerin yapay zekâyı hâlâ yasalar çerçevesinde bir kalıba oturtmamış olması muhtemelen 2024’te de bu tartışmaların devam etmesine sebep olacak.

Yasalar İçin Geç mi Kalındı?

Dün duyurduğumuz ve aralarında ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İtalya’nın da yer aldığı 18 ülke Güvenli Yapay Zekâ Yasası için ilk adımı atmış olsa da sonuç olarak dünya birinci yıl dönümünde ChatGPT’nin getirilerinden çok götürülerini konuştu ve ciddi bir çoğunluk ondan faydalanmaktan ziyade ondan korkmayı ve gözlerini siyah bir bez ile nasıl kapatacağının yollarını aramaya başladı.

İkinci yaş gününde daha güzel bir yazı yazabilmek ümidiyle, nice yaşlara ChatGPT!

Okan Köroğlu

Dijital dünyanın dününde bugünde var olan, yarınında da olabilmek için gemiden hiç inmeye niyeti olmayan bir kaçak yolcu. Gazete, dergi ve radyo deneyimlerini dijital ile birleştirme inadından asla vazgeçmediği için dijitaliyidir’in içinde. Dijitaliyidir için Okan’ın sloganı “dijital sandığınızdan da iyidir.” oldu.

Bir yanıt yazın