fbpx

Işığın Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi, Hafife Alınamayacak Kadar Ciddi!

Gönderen Nazlı Koyuncu
3 dk Okuma Süresi
  • Işığa maruz kalma ve bunun ruh sağlığı üzerindeki etkisi üzerine yaklaşık 87.000 katılımcıyla, dünyanın en büyük çalışması gerçekleştirildi.
  • Geceleri ışığa çok fazla maruz kalmanın, kişinin anksiyete, bipolar ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi psikiyatrik bozuklukların yanı sıra, kendine zarar verme riskini de artırdığını ortaya kondu.
  • Çalışmada, geceleri yüksek miktarda ışığa maruz kalanlarda depresyon riski %30 oranında artış gösterdi. Gündüzleri yüksek miktarda ışığa maruz kalanlarda ise depresyon riskinin %20 oranında azaldığı görüldü.

Daha da önemlisi, çalışma aynı zamanda gündüz ışığa maruz kalmanın artırılmasının, psikoz riskini azaltmak için farmakolojik olmayan bir araç gibi davranabileceğini de ortaya koydu. Çalışmaya göre geceleri yüksek miktarda ışığa maruz kalanlarda depresyon riski, %30 oranında artarken gündüzleri yüksek miktarda ışığa maruz kalanlarda depresyon riski %20 oranında azaldı. Benzer sonuçlar kendine zarar verme davranışı, psikoz, bipolar bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve TSSB için de görüldü. Bu bulgular, geceleri ışıktan kaçınmanın ve gündüzleri daha parlak ışık aramanın, ciddi ruh sağlığı sorunlarını azaltmanın etkili ve farmakolojik olmayan bir yolu olabileceğini düşündürüyor.

isigin etkisi

Söz konusu çalışma, Avustralya’nın Melbourne kentindeki Monash Psikolojik Bilimler Okulu ve Turner Beyin ve Ruh Sağlığı Enstitüsünden Doçent Sean Cain tarafından yürütüldü. Doçent Cain, “Bulgularımız, potansiyel olarak büyük bir toplumsal etkiye sahip olacak. İnsanlar, ışığa maruz kalma düzenlerinin ruh sağlıkları üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu anladıklarında, refahlarını optimize etmek için bazı basit adımlar atabilirler. Bu, gündüzleri parlak ışığı ve geceleri karanlığı tercih etmekle ilgili.” açıklamasında bulundu.

isikk

Çalışmaya katılan ve ışığa maruz kalma, uyku, fiziksel aktivite ve zihinsel sağlık durumları incelenen 86.772 kişinin tamamı, Birleşik Krallık Biyobankasından alındı. Doçent Cain, gece ışığına maruz kalmanın etkisinin demografik, fiziksel aktivite, mevsim ve istihdamdan da bağımsız olduğunu söyledi ve ekledi: “Vardiyalı çalışma, uyku, kentsel-kırsal yaşam ve kardiyo-metabolik sağlık dikkate alındığında da bulgularımız tutarlıydı.”

Doçent Cain’e göre beyinlerimiz, gündüzleri parlak ışıkla, geceleri ise neredeyse hiç ışık olmadan en iyi şekilde çalışacak şekilde evrimleşti. Cain, “Günümüz insanı, bu biyolojiye meydan okumakta. Doğal aydınlık ve karanlık döngülerine kıyasla gündüzleri çok loş, geceleri ise çok parlak olan elektrikli aydınlatma altında günün yaklaşık %90’ını kapalı mekânlarda geçirmektedir. Bu durum, vücudumuzun kafasını karıştırıyor ve bizi hasta ediyor.” ifadelerini kullandı.

Çalışma, Nature Mental Health dergisinde yayımlandı.

Derleyen: Nazlı Koyuncu

Nazli profil
Nazlı Koyuncu

Bu içeriği paylaş
Yorum yaz